Genel

BYE BYE 30

24 Nisan 2020

FRAMES-web

Bu sabah uyandığımda gün biraz olsun farklıydı.
Artık otuz yılı tamamlamıştım ve bu yaşımda hayatımda pek çok değişiklik yapmıştım. Öğrendiğim şeylerin yeniden altını çizdiğim, unuttuklarımı hatırladığım ve hiç bilmediklerimi öğrendiğim, öğrenmeye çalıştığım bir yılı geride bırakıverdim işte bir sabah.

Bugün evimizden kilometrelerce uzakta, Hindistan’da bir otelin balkonundan boş caddelere, salınan palmiyelere öylece bakıyorum. Nisan sonu için yüksek bir sıcaklık, hiçbir doğum günümde böyle bir sıcak görmemiştim. Küresel bir pandemi herkese sabit bir manzara, sabit bir rutin ve kendi kendinle kalmayı verdi. Kimse bundan memnun değil elbette, herkes sevdiklerini ve onlara özgürce sarılmayı özlüyor. Sokaklarda dolaşmayı, kafelere doluşmayı, çarşı-pazar olaylarını, normalde yaptığımız sıradan olan ne varsa özlüyoruz işte. Herkesten farklı hissettiğimi sanmıyorum hatta belki ilk defa duygusal anlamda bu denli eşitiz. Yine de süreç insanı kendi halinde olmaya itiyor biraz ve bireyselleşen bu yolculukta kendinize ve yanınızda kim varsa ona tutunuyorsunuz. Kendi hayallerimi yine kendi emeğim ile gerçek kılmaya çalışıyorum tüm bu kısıtlılık içinde. Şartlar ne olursa olsun artık bu yolda yürümek benim için tek öncelik oldu diyebilirim. Yolda Serhat sayesinde yalnız değilim, iyi ki var.
Onunla birlikte ve bir yolda olmak gibisi yok :)

Romansı bir kenara bırakmak gerekirse eğer, beş yıl önce bu blog için uğraşırken, bu kadar az yazacağımı pek tahmin etmezdim mesela. Sabah akşam buradan içerik yayınlayacağımı hayal eder dururdum. Beş yıldır bu blog açık ama hiçbir şey yazmıyorum, garip bir insan olduğum için değil saçma sapan bir gerçeklikte dolaşıp durmak yüzünden oldu hep. Neyse bir geri dönüş hikayesi yazmak da havalı, yani en azından öyle olduğunu tahmin ediyorum.

Evet evet geri döndüm ve öte yandan;

Yaş otuz beş yolun yarısı diyen şairimize bir cevabım var, otuz yaş benim için yolun en başı oldu. Bir beş yıl sonra burada neler söyleyeceğim kim bilir.

Son olarak benim için artık bir gelenek olan, her yazının sonuna çizdiğim illüstrasyonun linkini bırakmaya geldi sıra. Bu sefer tek link, iki illüstrasyon! Gönlünüzce indirip, yazdırabilirsiniz. Evlerde yazıcılar genelde siyah beyaz kartuşa sahip olduğundan kolay olacak diye düşünüyorum. Yine de farklılıktan yanayım diyorsanız ve elinizde renkli a4 kağıtlar varsa süper sonuçlar elde edebilirsiniz.

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bunu önemli buluyorum çünkü çizdiğim bir illüstrasyonu bu sayede Stockholm’de bir evin duvarında görebildim. Belki bugün bir otel odasındayım ama çizdiklerim dünyayı gezebilir öyle değil mi?

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply