Genel

GEZDİK, GORDUK, GOZLUK

24 Ocak 2016
02_

Gözlerimin bozulduğunu ilk farkettiğimde üniversitenin ilk yılında “Temel Sanat Eğitimi” alıyordum. Yan yana binlerce ince çizgi çekerken, çizgilerin optik olarak yanılsamalar yaratması bana önceleri normal gelmişti. Sonra bir tuhaflık var desemde önemsemedim. O yıl ikinci dönem bitti, yazın annemle balkonda otururken gökteki hilali çifter beşer gördüğümü söyledim ve soluğu göz doktorunda aldık : )

O zaman göz numaram 0.50 ve 0.75 olmak suretiyle, miyop + astigmat olarak kendini düşük seyirde gösterdi. Gözlük de aldım bir hevesle, incecik hafif bir gözlük… Ancak o kadar ince ki, normalde yakın okuma gözlüğü olarak kullanılan bir modelmiş. Ben bunu bilmediğimden ve gözlükçü de beni yönlendirmediğinden bir süre sonra gözlüğü attım bir kenara. Zaman zaman gözlerim çalışma yoğunluğuma göre yoruldukça yine taktım ama asla 7/24 kullanmadım.

03_

Bere: LOFT ’15

Ancak son zamanlarda baş ağrılarımın arttığını, kaşlarım çatık bir halde bilgisayar başında çalıştığımı farkedince yeniden bir göz muayenesinin fena bir fikir olmadığına karar verdim. 7 yıl önce Batı Göz Hastahanesi’ne (İzmir) gitmiştim, yine ani bir kararla Cumartesi sabahı gittiğim muayenede göz numaramın 1.25 ve 1.50 olarak ilerlediğini öğrendim. Sevgili doktorum gözlüklerimi düzenli kullanmam gerektiğini ve 6 ay sonra beni yeniden kontrole beklediğini de altını çizerek söyledi.

04_

İşin en eğlenceli ama öte yandan da yorucu kısmı kendime uygun gözlüğü seçmekti. Gerçekten çok fazla gözlük denedim. Denediğim gözlüklerin büyük bir çoğunluğu büyük çerçevelilerdi. Soluk benizli olduğum için bir cesaretle, aşağıda görmüş olduğunuz gözlüğü gözüme taktığım an almaya karar verdim. Ray Ban Clubmaster modeli benim güneş gözlüğünde de, optikde de beğendiğim bir model olunca yakışıp yakışmadığını pek umursamadan almış bulundum. Sevdiğim şeylerden kolay sıkılan biri değilim. Gözlüğümden de çabuk sıkılacağımı sanmıyorum ama sıkıldığım takdirde onu güneş gözlüğüne çevirip yeni bir optik gözlük edinmem de mümkün. Tasarruf tedbiri almak buna deniyor sanırım : )

06_

Ray Ban – Clubmaster

Gözlüğü alalı yaklaşık 1 ay oldu ve düzenli kullanıma gerçekten alışmış durumdayım. Hatta bu yazıyı yazarken de gözlüklerim gözümde ve gerçektenden dünyanın çok daha net olduğunu anlamış bulunmaktayım. Hayatın akışında sağlığımızı, kendimizi ve en önemlisi sevdiklerimizi ihmal edebiliyoruz. Herşeyin geçici olduğunu unutmadan stresten uzak durmaya, sağlığıma dikkat etmeye ve sevdiklerimle sevdiğim şeyleri yapmaya çalışıyorum.

07_Bu fotoğrafları Çeşme’nin istilasız, sakin halinde çektik. Hava soğuk olsa da, huzurla kafamızı dinledik ve tertemiz deniz havasını ciğerlerimize doldurduk.

Üzerimdeki üniversiteden kalma yeşil parkam, pompomlu berem ve klasik clubmaster gözlüklerimle oldukça eklektik bir tarzım olduğunu kabul ediyorum. Bir süre daha böyleyim… Ama yukarıdaki videoda neşem de bellidir sanıyorum, zıplayıp duruyorum : ) Özetle ne kadar yoğun olsanız da, mutluluğa vakit ayırmayı unutmayın diyorum ♥

 

 

 

 

You Might Also Like

4 Comments

  • Reply Hande 27 Ocak 2016 at 18:23

    Sevgili Micu,

    Benim tatlı bir arkadaşım Google+’da sevimli bir grup oluşturmuş. Aramıza katılmak istersen mutlu oluruz:)

    Video da acayip tatlı olmuş!

    Kocaman sevgiler!

    H.

    • Reply Mrs Micu 29 Ocak 2016 at 09:05

      Elbette katılırım ama nereden nasıl katılacağıma dair yol gösterirsen süper olur :) Videoyu beğenmene de çok sevindim ♥

    Leave a Reply