Genel

SAC MESELESI

3 Ocak 2016
01_

Saçlarımla ilgili önemli problemlerim yoktur. Güzelliğini uzun gür saçlarına yükleyen tiplerden değilim. Kafama eser, gider küt diye kestiririm. Kendi kontrol ve isteğimde olduğu sürece saç kısaltmak benim için asla sorun olmadı. Son zamanlarda da tepemdeki topuz devasa olmaya, bir türlü kurumadığı için fön makinesini de yakmaya başlayınca, şunları az biraz kestireyim dedim. Yukarda gördüğünüz fotoğrafın sağındaki topuz, benim idealim aslında.  O ideali yakalamak için kuaförün yapması gereken tek şey, saçlarımı dümdüz olmak sureti ile 5-6 cm kadar kısaltmak.

02_

Bu düşünceler kafamı yaklaşık bir 10 gün meşgul etti, pek kıymetli vaktimden 10 dakika ayırıp kuaföre gidemedim haftasonu. Çünkü haftasonu lanet kuaförler hep dolu, arıyorum meşgul, gidiyorum tıklım tıklım. Ben sevmiyorum o sırayı ve sırf bu yüzden yıllardır kuaför bir kanka edinemedim kendime. Bunun sebeplerinden biri de çok dominant olmaları ve saçımı kat’i suretle karşı durduğum işlemlere maruz bırakma çabaları.

Neyse, alışveriş yaptığım bir Cumartesi’nin sonunda, çarşının merkezinde yıllardır varlığını sürdüren ancak hiç gitmediğim bir kuaförün boş olduğunu görmüş bulundum ve çok zeki olduğum için hemen mevzuya daldım, kendilerine derdimi anlattım. Hemen işleme aldılar, saçlarımı yıkadılar, kremlediler, pakladılar ve kestiler. Bol bol da, vay efendim bu saçı kim bu hale getirmiş, çok kötü, uçları ölmüş, dipleri çürümüş… Ben dinlemiyorum elbette çünkü saçlarımda gram boya yok, düzleştirmeler – maşayla fırfır yapmalar yok, dünyanın en gür ve sağlıklı saçı. Tavsiye ettikleri şampuana da burun kıvırınca…

03_

Ta daa… Hayatımda hiç yaşamadığım bir klişeyi işte tam da o sırada yaşamış bulundum. Yerlerde bir karıştan fazla duran saç tutamlarıma merhaba dedim. Prenses çizgimden çıkıp, sesimdeki desbeli yükselttim. Ancak kâr etmedi. Saçlar fönlendi bir güzel, kuruyunca iyice kısaldı. Belimdeki saçlar, omuz hizama göz kırptı. Bir de nasıl bir illüzyon yaratmak istedilerse, arkaları iyice kısaltıp, öne doğru uzun bırakmışlar onu da eve gelince farkettim.

04_Yaklaşık bir hafta boyunca da aynalara yukardaki yüz ifademle baktım. Onlarca kişiden, onlarca yorum ve akıl aldım. Ortak görüş, sabır ve sebat ile o saçların uzamasını beklemem yönündeydi. Korkutanlar da oldu, saç küser dediler, uzamaz dökülür dediler. Ancak gerek saçımın yamukluğu, gerek uçlardaki makas izleri ile, youtube’da üzerine bant yapıştırılmış kedi edası ile dolanıyordum ortada. En sonunda güvenilir bir adres bulup adam etmeliydim bu saçları. Nitekim başardım. Gerçekten saçlarım kısa olsa da, en azından tertip ve nizamda. Şimdi benim de her normal genç bayan gibi, cool bir kuaförüm var. “Ay ondan başkasına saçımı kestirmem” diye triplere girmemek için hiçbir sebebim kalmadı. Üstelik kendisi oldukça sessiz, saçımın o berbat haline bile gık demedi. Özetle diyeceğim odur ki, rastgele iş yapmayın, üzülmeyin ♥

 

 

 

You Might Also Like

2 Comments

  • Reply Merve 3 Ocak 2016 at 15:53

    Benim hala yok öyle bir kuaförüm, gittiklerim de benden çok hoşlanmaz çok “işlem” yaptırmıyorum saçlarıma diye. Ama yaşadığın hüsranı bir kere de ben yaşamıştım anlayabiliyorum. Küsmüyor,gayet düzeliyor ama bu bize ders oluyor :)

  • Leave a Reply